2021 Ex Machina Film İncelemesi

2021 Ex Machina Film İncelemesi

Ex Machina film incelemesi ile karşınızdayım. Uzun zamandır bilim-kurgu filmi izlemiyordum. Başlangıcı uzun zamandır ertelediğim Ex Machina ile yapmak müthiş bir seçim oldu diyebilirim. Konusunun ötesinde bilince dair derin bir anlama sahip olan filme gelin beraber göz atalım.

Caleb, çalıştığı yazılım şirketinin sahibiyle bir hafta zaman geçireceği bir çekiliş kazanır. Fakat çekilişin ötesinde, Turing testinin ana oyuncusu olmak için seçilmiştir. Şirketin sahibi Nathan, bir yapay zekâ geliştirmiştir ve onun bilince sahip olup olmadığını test etmek için deneğe ihtiyacı vardır. Bunun için kendi şirketinde çalışan insanlarla ilgili kendi yöntemleriyle araştırmalar yapıp en uygun insanın Caleb olduğuna karar verince onu çekiliş bahanesiyle yanına çağırır.

Turing testi, bir yapay zekanın tıpkı insanlar gibi bilince sahip olup olmadığını anlamak için uygulanır. Bir insan ve bir yapay zekâ konuşturulur. İnsan, yapay zekanın insan olduğuna inanırsa test başarıyla sonuçlanır.

Ex Machina’nın irdelediği konulardan ilki bir yapay zekânın insanlaşabilmesi ya da bilinçlenebilmesi mümkün müdür? Bir yapay zekâ, tıpkı insanlar gibi hayata dair arzulara ve tutkulara sahip olabilir mi? Yani bir insan, insan yaratabilir mi?

Caleb bu konuda Ava’yı test ederken okulda öğrendiği bir testi anlatıyor. Hayatı bilmek ve hayatı hissetmek. Caleb’in anlattığına göre, Mary renklere dair her şeyi biliyor ama siyah beyaz bir odada yaşıyor. Dışarıyı sadece siyah beyaz ekrandan gözlemleyebiliyor. Fakat bir gün dışarı çıktığında mavi gökyüzünü, yeşil ağaçları görüyor. Ve o ana kadar aldığı eğitimlerin ona öğretemediği tek şeyi öğreniyor: Renklerin varlığını hissetmek. Bu deney insanlara, bilgisayar ve insan aklı arasındaki farkı göstermek için tasarlanmıştı.  Siyah beyaz odadaki Mary bilgisayarken, dışarıyı keşfeden Mary insana dönüşmüştü.

Burada aslında derin bir konuyu irdeliyoruz. İnsan olmak nedir? Hepimiz bedensel olarak varız. Birbirimizin farkındayız, bilince sahibiz. Fakat bedenlerin ötesindeki dünyalarımızda kaçımız gerçekten varız, bunu bilemiyoruz. Deneydeki Mary hayatı keşfedene kadar insan değildi. Peki bizler, bu bedenlerde ve bu zihinlerde insanlığımızdan yüzde kaç eminiz, bunu bilmiyoruz. Robotlardan ve birbirimizden öte daha kendi içimizde kendimizden emin olamıyoruz. Yalanlarla doğrular arasında sıkışıp kalıyoruz.

2021 Ex Machina Film İncelemesi

 

Mary o odaya hapsolmuştu. Bu durum ona bağlı değildi. Fakat bedenlerimize hapsolan ve at gözlükleriyle hayatı görmeyi ret eden bizlerin sorumlusu yine biziz. Hayattan çok fazla şey beklerken hayatın kendisini görmezden geliyoruz. Ava, odasındaki küçük pencereden kendisi gibi yapay çiçekleri izlerken, elinin altında olan hayatı ret edip her gün 24 saat başkalarının hayatını, yapay ekranlardan izlemeyi tercih eden bizlerin Ava’dan farkı nedir düşünmek lazım.

İnsan yapay zekâ denen teknolojiyi düşününce kendini sorgulamadan edemiyor. Caleb da bu yüzden aynanın karşısında jiletle kolunu kesip akan kanı izliyor. Hatta daha da ileri gidip derinin altındaki yapıyı görmek için yarayı deşmeye çalışıyor. İnsan kendinden şüphe etti mi bu delilik demektir. Ve insan kendinden en çok düşünürken şüphe eder. Her şeye dair şüphenin başlangıcı olan düşünmek eylemi bir nevi deliliğin başlangıcı kabul edilir ve belki de insanlar bu yüzden düşünmekten bu denli geri durur.  Çünkü aslında olay, düşünüyorum o halde varımdan öte; “düşünüyorum, var mıyım?” dır.

Bilinç dediğimiz konu aslında her şeyin farkında olmak demektir. Mevcut dünyamızda bu yeteneğimiz büyük oranda elimizden alınmıştır. Çünkü bilinç demek karar verebilme yetisi demektir ve biz en ufak durumda bile karar vermekten aciz varlıklara dönüştük. Artık her şeyimizi androidler yapıyor. Şifrelerimizi onlara emanet ediyoruz. Bize öneri sunuyorlar. Onlarla konuşuyoruz. Bizi anladıklarını hissediyoruz fakat durum taklitten başka bir şey değil. Bunu Ex Machina’da da görüyoruz. Ava, dışarı çıkabilmek için Caleb’in ona olan zaafına karşılık veriyor.  Onu taklit ediyor.

Peki bir yapay zekanın bilinç sahibi olması mümkün mü? Filmde Ava, bir noktada yazılımının ötesine geçiyor. Özgür olmak, dış dünyayı tanımak istiyor. Bu kısım bana kalırsa fazla romantik olmuş çünkü her şeyin ötesinde onun beynini yaratan sensin. Yani onun doğaya ve hayata karşı ilgi kazanmasını kodlayan yine sensin. Bizim aksimize doğuştan gelen bir yaşama arzusuna sahip değil. Fakat biz insanlar en zor anlarımızda bile yaşama tutunmaya meyilliyizdir.

Yapay zekâları müthiş ötesi varlıklar olarak görenler var fakat ben öyle düşünmüyorum. Ben insanlığın içinde barındırdığı yüceliğe inanıyorum. Bundan sonrası biraz spoiler olacak dikkat etmenizi öneririm. Demek istediğim, filmin sonunda Ava, sahibini tam kalbinden bıçaklarken bir an bile tereddüt etmiyor. Yüzünde herhangi bir korku, heyecan ya da herhangi bir ifade yok. Hatta öldürdükten sonra gidip onu izliyor. Fakat bir insan, bir insanı bıçakladığında tereddüdü bırakın, elleri titrer. Mevcut durumun tüm fiziksel sonuçları bedende anında görülmeye başlar.

2021 Ex Machina Film İncelemesi

Özetle bir yapay zekâ insanlaşamaz. O yapay zekâdır ve öyle kalmalıdır. Evrim türler arasında olmalıdır. Ve yapay zekâ teknolojisinin insanlıktan üstün olduğu düşüncesi de bana çok tutarlı gelmiyor. Yapay zekâ, sadece ona verdiğin komutları yerine getirebilir. Kendi istekleri ve arzuları yoktur. Sadece varmış gibi yapabilir.

Tabii bir şeyler varmış gibi davranan sadece robotlar değildir. Mutluymuş gibi davranan, memnunmuş gibi davranan, sorun yokmuş gibi davranan, kendi arzularını görmezden gelen, sadece başkalarının komutlarıyla hareket eden ve yaşayamayan, sadece var olan insanoğlu bir noktada yapay zekâ teknolojisinin atalarıdır.

İnsan olduğunun farkında olan, kendi öz irade ve bilinç gücünün farkında olan insanoğlu, içinde barındırdığı tanrısallığı tanrı olmak için değil, insan olmak için kullanmalıdır. Eğer karınca az miktarda bal ile yetinmeyip kovana dalmaya kalkarsa bir zaman yaşamının ışığı olan arzuları, onun karanlığı olur. Karanlık ve ışık arasındaki fark insan ve yapay zekâ arasındaki fark gibidir. Göremezsen kör olursun. İyi izlemeler.

 

+ Testinde başarısız olursam bana ne olacak?

+ Ben bilmiyorum.

+ Sence olması gerektiği gibi işlemiyorum diye fişim çekilir mi?

+Bu sorunun cevabını bilmiyorum. Karar veren ben değilim.

+Neden biri karar veriyor? Seni de test eden ve fişini çekecek birileri var mı?

+Hayır, yok.

+O zaman neden benim var?

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir