2021 Flavors of Youth Anime İncelemesi

2021 Flavors of Youth Anime İncelemesi

Bugün Flavors of Youth anime incelemesi ile karşınızdayım. Üç farklı kısımdan oluşan anime isminden de anlaşılacağı üzere üç farklı hayat üzerinden gençliğin tatlı hatıralarını konu alıyor.

Birinci Kısım: Pirinç Erişteleri

Flavors of Youth’ ın ilk kısmında şehirde hapsolmuş, modern toplumda ve yaşamda yalnız hisseden bireyin monoloğunu izliyoruz. Kahramanımız çocukluğu taşrada geçen ve geçen zamanla birlikte değişen, değiştikçe yalnızlaşan birisi. Günlük hayatın monotonluğundan dolayı hatırlayınca yüzünde buruk bir tebessüm bırakan anılarını dâhi unutur hâle gelmiş ki dudaklarının arasından şu cümleler dökülüyor:

“Bu çetin şehir yüzlerdeki ifadeyi siliyor. Muhtemelen ben de onlardan biriyim. Uyuştuğumuzda, yuva özlemini yitiririz. Unuttuğum o özlemi tekrardan hatırlamaya başladım. Anılar, nereye gittiler?”

Kokular da aynı sesler, hatıralar, isimler gibi beynimizde kendine yer edinir ve oradan kolay kolay ayrılmazlar. Ve bazen geçmişten gelen sıcak bir yemeğin kokusu bizi o günlere geri götürür. Çocukluğumuzun hatıralarında saklanan eriştenin kokusu bizi şehrin karmaşasından çekip alabilir.

Değişen dünyanın ilk kuralı unutmaktır. İnsanları unutmak, sesleri unutmak, zamanın akışını unutmak, anılarını, sevdiklerini unutmak, kendini unutmak… Çünkü bunların hepsini zaman kaybı olarak gösterir. Bize robot muamelesi yaparak bizden insanlığımızı çalmak için büyük bir çaba gösterir. Bizim ise korkularımız vardır. Parasız kalma korkusu, başarısızlık korkusu, toplum korkusu… Korkularımızın gerçekleşmemesi için her gün biraz daha insanlığımızdan uzaklaşırken içimizde büyüttüğümüz çiçek umut değil korkularımızdır. Kaçtığımızı sandığımız korkularımıza bile o kadar kör oluruz ki gözümü açtığımızda dönüştüğümüz gerçek korkularımız olur. İşte yeni dünya bizden böyle bir zihin, böyle bir beden ister. Ve böyle bir kalpte ne çocukluğumuz çiçek açabilir ne de anılarımız.

Fakat geçmişin bizim için sakladığı tatlı erişte kokusu kalbimizi ısıtmaya da yeterlidir. Bizim kültürümüzde de böyle değil midir? Sokaktan geçerken köşe başındaki esnaf lokantadan gelen koku bize bir yerlerden tanıdık gelmez mi? O koku kalbimizde buruk bir acı bırakmaz mı? Beynimizde yaşayan ev yemekleri kokusu belki de bu dünyada insan olarak kalabilmek için ihtiyacımız olan şeydir. Çünkü evini kalbinde yaşatan bir insan dünyayı da yaşatır. Çünkü o kokular bize özlediğimiz geçmişi hatırlama fırsatı verir. Bir anlığına da olsa insan oluruz.

İkinci Kısım: Ufak Bir Defile

İkinci kısımda modellik yapan bireyin kameraların arkasında sakladığı gerçek benliğini ve korkularını izliyoruz. Kardeşi ve toplum için mükemmel model profili çizmek için sınırlarını fazlasıyla zorlayan bir profil çiziliyor.

Hepimiz kendimizden çok başkaları için yaşarız. Bu ailemiz olur ya da sevdiğimiz başka biri olur. Ama hepimizin ortak noktası şudur ki en çok toplum için yaşarız. Toplumu memnun etmek için kendimizden vazgeçer, yapmak istemediğimiz şeyleri toplumdan övgü almak için yaparız. Çünkü toplum tarafından sevilenin parladığını biliriz, biz de parlamak isteriz. Fakat benliğimiz toplum önünde parlarken gözlerimizdeki parıltı zamanla söner ve yok oluruz.

Mükemmel olmak, beğenilmek neden bu kadar önemli? Yapabildiğimizin en iyisini yapmak neden bizim için yeterli değil? Neden her konuda bu kadar doyumsuz olmak zorundayız? Şu anki hâlim beni memnun ettiği hâlde neden başkalarının beğenisini kazanmak için değişeyim?

Toplum hepimizi eli geçiren görünmez bir kafestir. Kafeste olduğumuz bellidir fakat bunu görmeyiz. Toplum hayal kırıklığından başka bir şey değildir. En çok sevdiğiniz şeyi düşünün. Ve sonra onu gerçekten çok sevdiğiniz için mi yaptığınızı yoksa toplum sevdiği için mi yaptığınızı düşünün. Bu sorunun cevabı o kafesin anahtarıdır. Ve toplumu değil de kalbinizi dinlemeye başladığınızda yaşarsınız.

 Üçüncü Kısım: Şangay’da Aşk

Flavors of Youth’un bu kısmında toplumun bir parçası hâline gelen bireyi izliyoruz. Bireyi uykusundan uyandıran ise geçmişten gelen bir ses oluyor. “Geleceği hiç düşündün mü?” Çocukken sevdiği kız ile aynı liseye gitmek için sınavlara çok çalışan karakterimizin geride bıraktığı aşk yıllar sonra bir hatıra olarak karşısına çıkıyor. Seyirci de yarım kalan bir çocukluk hikâyesinin konuğu oluyor.

Hepimizin yarım kalan hikâyeleri vardır. Gerçekleşmeyen hayallerimiz, karşılık bulmayan aşklarımız anılarımızı süsler. O zamanlar kalbimize acı verse de bu hatıralar, şimdi nefes almak için gökyüzüne baktığımızda yüzümüzde tebessüm bırakmaktan başka bir şey yapmazlar.

Fakat kendi yarımlarımızı çocuklarımızın tamamlamasını istemek bencillik değilse nedir? Onlar kendi adımlarını atabilmeyi hak etmiyorlar mı? Çocuk olmak demek yarım kalan işleri tamamlamak değildir. Çocukluk temizdir, berraktır. Ve karalanmamış bir defter, kullanılmamış kalemler her çocuğun hakkıdır.

Öte yandan son kısımda tatlı bir çocukluk aşk hikâyesi de var. Birbiri için birçok fedakârlık yapan iki çocuğun aşkı yine ebeveynler yüzünden yarım kalır. Yanlış anlaşılmalar, kırgınlıklar onların saf aşklarının gölgesi olur. Yıllar sonra ise zihinlere bu aşkı tekrar düşüren de yine gençliğin tatlı ve unutulmaz hatıraları olacaktır. Ve bir hayal iki çocuğun aşkının evi olacaktır. O iki çocuk büyüse de saf aşkları günebakan çiçeği gibi büyümeye devam edecektir.

Geçmiş sihirli bir sözcüktür. Çünkü bazen kurtarıcımız bazense cezamızdır. Bazen ondan kaçarız bazense kovalayan biz oluruz. Geçmiş, bizi diri tutan güneştir. Eğer çok fazla güneşte durursan yanarsın, hasta olursun. Eğer güneşe hiç çıkmazsan yine hasta olursun.

Evlerimize, iş yerlerimize, okullarımıza sıkışıp kalmışken geçmişten bir soru gelip bizi yeniden hayata bağlayabilir. Geçmiş onunla konuşmayı bilirsen senin dostun olabilir. Tıpkı Flavors of Youth’daki kahramanlarımızda olduğu gibi.

Gençlik denen yolculuk zorludur fakat yolun sonunu düşünmeden yolculuğun tadını çıkarmak gençliğin en büyük zevkidir. Kalbimizdeki korku gitmek nedir bilmiyorsa onu gençliğin umudu ve neşesiyle süsleyeceğiz. “Evet, korkuyorum. Fakat bu korku her gün yeniden doğmamı sağlıyor. Bu korku sayesinde her gün genç kalkıyorum.”

 Flavors of Youth’ın üç kısmının ortak işlediği konu gençliğin tatlı hatıralarıydı. Yetişkin olunca geçmişini unutanlar bu toplumun mutsuz insanlarıdır. Fakat gençliğin tatlı hatıralarını kalbinde yaşatmaya devam edenler hep genç kalanlardır. İyi seyirler.

“Kahkahalar ve gözyaşlarının iç içe geçtiği bir şarkı nasıl bir hikâye anlatır? Dünün durağanlığından ruhlarımızı geleceğe taşıyan bugünün adımları, yankılanacak ve yarına ulaşacaktır.”

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir