2021 From Up on Poppy Hill Anime İncelemesi

2021 From Up on Poppy Hill Anime İncelemesi

From Up on Poppy Hill anime incelemesi ile karşınızdayım. Anime, liselerindeki Latince Bölümü binasının yıkımını engellemek için çalışan iki gencin, kaderlerinin kendileri için hazırlamış düğümü çözmelerini anlatıyor. Hem kısa hem de çok tatlı bir hikâyeydi. Tabii tatlı olmasının yanı sıra arkasında barındırdığı mesajlarla da seyircinin gönlünü aldı.  Yazımı okurken dinlemeniz açısından film müziğini de buraya bırakıyorum.

 Savaşın Ardındakiler

İki gencin bağı aslında ikinci dünya savaşının arkasında bıraktığı yıkımlardan geliyordu. Savaşlardan geri kalanlar sadece savaş alanları ya da kan gölleri değildir. Asıl geride kalan hayatlar, aileler ve çocuklardır. Savaş gemisinin mayına denk gelmesi sonucunda babasını kaybeden küçük bir kızın yaşadıklarını yapılan antlaşmalar onarabilir mi? Ya da savaş sonucunda tüm ailesini, akrabalarını kaybeden bir çocuğun geçmişine devletler ışık tutabilir mi?

Savaşlar bir insanın hayatından daha mı önemli? Ölmeye değer bir ideoloji olmadıkça kimi, neden kandırıyoruz ki? İkinci Dünya Savaşında şüphesiz ki en büyük yıkıma uğrayan Japonya olmuştur. Bir gece ansızın “deney” amacıyla kafanızda patlayan nükleer bomba, Amerika’nın, tarihin en büyük katilleri oldukları gerçeğini gözlerimizin önüne sermiştir.

Japonlar, İngilizce öğrenme konusunda çok istekli değillerdir. Bir gecede, sadece bir saniyede onca insanın ölümüne yol açan bir ırkın dilini öğrenmemelerinde haklı bir sebep görüyor insan. Empati yeteneğimizi kullanalım: Ailenizle akşam yemeğinizi yemiş, beraber sohbet ediyorsunuz. Herkes neşeli, kahkahalar evinizin süsü oluyor. Sonra, birden o kahkahaları bir bomba boğuyor. Ya da yeni doğmuş bebeğinizi yeni uyutmuş, huzurlu bir şekilde eşinizin yanına gidiyorsunuz. Birbirinize gülümserken bir anda o tebessümleri bir bomba yutuyor. Sonraki gün de çok komikmiş gibi “deney içindi ve güzergâh şaştı.” haberleri veriliyor. Bu kendinizi dünyaya kapatmanız için yeterli bir sebep değil mi?

2021 From Up on Poppy Hill Anime İncelemesi Japonların intikam alma yöntemi ise aslında tüm yöneticilerden daha insan olduklarının kanıtı niteliğindedir. Çünkü onlar, savaşın kendilerine verdiği tarifsiz yıkıma karşı bilime ve sanata sarılmıştır ve sadece yetmiş altı yılda dünya liderleri arasına girmişlerdir. Kendilerine savaş açan dünyaya böyle cevap vermişlerdir. Ve bu hikâyede çıkarılması gereken dersler vardır; Tek hakiki mürşit ilimdir, fendir.

Umi ve Shun da savaşın ardında bıraktıklarındandı. Babalarının acı kaderi, iki gencin saf aşkının doğuşunun simgesiydi. Bu kısma fazla değinmem iyi olmaz sanırım çünkü sizin için büyük bir spoi olabilir. Bence hiç durmayın izleyin, süresi doksan dakika ve sonunda yumuş yumuş olacaksınız. Ayrıca müzikler de muhteşem.

Gençliğin saflığı o kadar nahif işlenmiş ki insan hayran kalıyor. Animelerin en sevdiğim kısmı bu sanırım. Hayatın monotonluğu içinde unuttuğumuz küçük ayrıntıları bize hatırlatıyor. Animelere çocuk filmleri diyen çok görüyorum. Bence bunu diyenlerin de animelerden öğreneceği çok şey var.

Animenin bir diğer sevdiğim kısmı ise, altmış yıllık tarihi olan binanın yıkılmaması için mücadele eden çocukların gözlerindeki tutkuydu. Özellikle Shun’un münazarada söylediği cümleler karşısında tüylerim diken diken oldu:

“İlla bir şeyleri yıkmak istiyorsanız, kafalarınızın içindeki odunlarla başlayın! Eskinin eşyalarını yıkıp geçmenin, eskinin anılarını yıkıp geçmekten bir farkı yoktur. Bizden önce yaşamış ve göçüp gitmiş insanlara hiç mi saygınız yok? Geçmişi çiğneyip sırf geleceği düşünenlerin bir geleceği olacağını mı sanıyorsunuz? Demokrasi azınlıkları görmezden gelmek değildir!”

Bu cümlelerden de nasıl tutkulu bir gençliğin yetiştiğini görüyorsunuz. İşte o çocuklar bugünün Japonya’sının mimarlarıydı. İnsanlar batıya özenmek yerine asıl gerçeği görüp doğuya bakmalıdır. Batı’nın Doğu’da açtığı yaralar, Doğu’nun yeniden doğumunu hızlandırmaktan başka bir işe yaramamıştır.

 “Demokrasi azınlıkları görmezden gelmek değildir!”

Bu cümleyi her yöneticiye bin kere deftere yazdırmak lazım. Çünkü konu demokrasi olduğunda ilkokul birlerden bile kötüler. Günümüzde demokrasi öyle iğrenç bir konuma gelmiştir ki artık önemli olan çoğunluğu sağlamaktır. Ne karşıt düşüncenin önemin var ne de ortak bir yol bulmanın. Oysa eğer bir konuda tartışmak istiyorsan en az kendi fikrin kadar karşı tarafın fikrine de hâkim olman gerekir. Ve eğer azınlığı görmezden gelirsen o azınlık yolun sonunda çoğunluk olur. Çünkü saygı demokrasinin özsuyudur.

Son olarak Shun’un sözünden yola çıkarak geçmişin, gelecek inşa etmek için ne kadar önemli olduğunu konuşmak istiyorum. Japonya’nın bugünlere gelmesini sağlayan kilit nokta, geçmişteki en ufak hatadan bile ders çıkarmaları ve bu dersi kendilerine ilke edinmeleridir. Bu durumu en basit şekilde depremlere karşı aldıkları önlemlerden de görebilirsiniz.

Tabii ki tüm duyularınızı geçmişe kilitleyin demiyorum ama geçmiş unutulmak için yaşanmamıştır. Onca hayat boşuna feda edilmemiş, onca söz boşuna söylenmemiştir. Gelecek kapısının anahtarı şimdidir. Şimdi ise geçmişi nasıl anladığımızla ilgilidir. Geleceğin mayasını, geçmişin bize anlattıklarını; şimdinin kanı, teri ve gözyaşıyla harmanlayarak hazırlayabiliriz. Geçmişin bize sunduğu notalar; geleceğin melodisidir, şimdinin piyanosunda çalan.

2021 From Up on Poppy Hill Anime İncelemesi

Özetle filmde yediden yetmişe herkesin çıkarması gereken dersler vardı. Üstelik bu dersler çok eğlenceli, tatlı bir yolla sunulmuştu seyirciye. Anlatılanlar aslında günümüze kadar birçok sanatçının anlattıklarından farklı değildi. Fakat sanatçıları birbirinden ayıran da neyi anlattıkları değil nasıl anlattıklarıdır. Bu açıdan hiç sıkmayan, mutlu eden ama bir yandan da ekranın başından buruk kalkmamı sağlayan bir filmdi.

From Up on Poppy’nin yönetmeni Goro Miyazaki olunca beklentiler yüksek oluyor. Beklentilerimin boşa çıkmaması beni sevindirdi. İzlediyseniz yorumlarınızı bekliyorum. İzlemediyseniz de koşun izleyin derim. Yorumlarınız değerli sevgili okurlarım. Görüşmek üzere. İyi gülmeler.

2021 From Up on Poppy Hill Anime İncelemesi

Shun’un Umi’ye yazdığı şiir:

“Güzel kız, nedir aklındakileri göğe uçurmanın nedeni?

Kargalar ile dolaşsın diye taşıyor onları rüzgâr

Maviliklere karışmış dalgalanıyor bugün yine bayrakların.”

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir