2021 Komşum Totoro Anime İncelemesi

Komşum Totoro anime incelemesi ile karşınızdayım. Hayao Miyazaki’nin kült yapımlarından olan Komşum Totoro, bize iki kardeşin, hayal güçleriyle harmanladıkları dünyalarını sunuyor. Yeni taşındıkları evin yakınlarındaki ağacın sunduğu gizemli dünyayı keşfeden iki kardeşin hikâyesi, geçen otuz üç yıla rağmen yediden yetmişe herkesi büyülemeyi başarıyor.

Doksan dakika boyunca sıcacık bir hikâye bizi karşılıyor. Anneleri hasta olduğu için birbirinin annesi olan kardeşler yeri geliyor kavga ediyor yeri geliyor havalara uçuyor, değişmeyen tek şey ise kendilerini bekleyen dünyaya karşı besledikleri merak oluyor.

Benim eğlenerek izlediğim bir film oldu fakat eğlencenin de ötesinde iki küçük kızın korkularıyla da tanışma fırsatım oldu. Annelerinin sağlığı ile ilgili kesin bir bilgileri olmadığından günleri mutlulukların arasına saklanmış korkularla geçiyor. En ufak haberde korkuya kapılıyor, birçok kez annelerinin olası ölüm haberini alıyorlar. Bu hissi sanırım sadece yaşayan bilir. Sevdiğiniz birinden kötü bir haber geldiğinde aynı zamanda kendinizi de ölüm haberine hazırlamaya çalışırsınız. Yani sevdiğiniz bir kez ölürken siz bin kez ölürsünüz.

2021 Komşum Totoro Anime İncelemesi

Neyse ki kızların gerçekten hayatları boyunca kendilerini şanslı sayacakları bir babaları var. Babaları, çocuklarıyla çocuk olabilen, onları anlayabilen ve onları üzmemek için elinden geleni yapan bir baba. Bu kolay elde edilir bir şey değildir çoğu çocuk için çünkü çocuğunu gerçekten anlayabilen ebeveynler aslında çocukluk denen hazineyi unutmamış olanlardır. Bu yönden de kızların çok şanslı olduğunu düşünüyorum.

Gelelim Hayao Miyazaki’nin Komşum Totoro filmiyle sunduğu fantastik dünyayı yorumlamaya. Kedi otobüsünü, ağacın arkasındaki gizemli dünyayı ve Totoroları sadece çocukların görebildiğini söyleyebilirim, tabii bu görünme meseleleri Totoroların kişisel tercihleri de olabilir. Sadece çocuklara ve içindeki çocuğu koruyanlara gösteriyorlardır kendilerini. Kim bilir.

Sonuç olarak, çocukların bizden farklı olarak gördükleri bambaşka bir dünya olabilir. Çocukken görebildiğimiz ama büyüdükçe silikleşen ve kaybolan bir dünya. Çocukların içindeki masumiyet için özel bir hediye. Hayal güçlerinin onlara sunduğu sınırsız nimetten biri de olabilir. Sadece onların tadını çıkardığı, yetişkinlerin kirletmediği bir dünya.

Bu sabah uyandığımda düşündüğüm şey de buna benzer olmuştu. Kuş sesleri uyuyan şehri doldururken insanların kirlettiği dünyanın ötesinde, bizim göremediğimiz bir cennetin olabileceği aklıma geldi. Sadece kuşların görebildiği, çocukların uçabildiği, kedilerin yüzebildiği bir dünya. Rüzgârın anlam kazandığı bir dünya. Her ne kadar göremediğim için üzülsem de bir yandan da göremediğim için şükrettim. Bilirsiniz, insan yok etmekle meşhurdur.

Sadece hayvanlara, bitkilere ve çocuklara özel olan dünya hakkında konuşurken Küçük Prens’teki pilotun söylediği bir söz aklıma geldi:

“Bazı daha önemli ayrıntılarda da yanıldığım olacak. Suç bende değil. Arkadaşım açıklamayı sevmezdi. Beni de kendi gibi sanıyordu belki, kim bilir? Ne yazık ki ben kapalı sandıkların içindeki koyunları görmeyi beceremem. Belki de büyüklere benziyorum biraz. Yaşlandık ne de olsa.”

2021 Komşum Totoro Anime İncelemesi

Küçük Prens her zaman ker konuda başvurabileceğiniz bir kitap. Benim de başucu kitabımdır. Ne zaman üzgün hissetsem ya da kendime bir şeyleri hatırlatma ihtiyacı duysam açar okurum ya da dinlerim. Hatta sık sık kendimi pilotun yerine koyduğum olmuştur.

Aynı zamanda Mei and Kittenbus adında, on beş dakikalık bir devam filmi de var. İki kardeşin maceralarının devamını merak ediyorsanız onu da izleyebilirsiniz. Ben internette izleyebileceğim bir platform bulamadım. Eğer bileniniz varsa aşağıya bırakırsanız çok mutlu olurum.

Özetle Komşum Totoro;

Severek, eğlenerek ama biraz da üzülerek (Birkaç damla gözyaşı dökmüş olabilirim.) izlediğim bir animeydi. İnsan hayatını Yin Yang felsefi üzerinde inceleyecek olursak, çocukluk dediğimiz kavram Yinin içindeki Yangtır. Yani, bu hayat sırf çocukluk denen hazineyi tatmak için bile yaşamaya değerdir. Umarım hiçbir zaman, bir zamanlar bizim de birer çocuk olduğumuzu unutmayız. Hayalleri çalınmış çocuklar, sevgi bekler. İyi gülmeler.

“Ağaçlar ve insanlar bir zamanlar çok iyi arkadaştılar.”

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir