2021 Yes Man Film İncelemesi

2021 Yes Man Film İncelemesi

2021 Yes Man Film İncelemesi

Herkese merhaba. Yes Man film incelemesi ile karşınızdayım. Öncelikle bu filmi bu kadar ertelediğim için kendimi nerelere atayım, nerelere gideyim 🙂 Film, monoton bir hayatın esiri olan Carl’ın hayatı keşfediş hikâyesini anlatıyor. Gelin bu hikâyeyi beraber inceleyelim.

Aslında Carl’ın hayatında kendimizden bir şeyler bulabiliriz. Çünkü hayatımızın herhangi bir döneminde hepimiz monotonlaşıyoruz, bırakın hayatın farkında olmayı, yaşamıyoruz bile. Geçmişin keşkelerinden şikâyet ederken bir yandan keşkeler biriktirmeye devam ediyoruz. Sorunun geçmişte değil şimdide olduğunu unutuyoruz çünkü bugün; yarın geldiğinde, dün olacak.

Hayattan korkuyoruz ve istiyoruz ki o küçük kutularımızda hayat bizi fark etmeden yaşayıp ölelim. Sizce gerçekten sadece beklemek için mi yaratıldık; evet, biz hep bekliyoruz. Mutluluğu bekliyoruz, barışı bekliyoruz, fırsatları bekliyoruz. En kötüsü de daha yaşamadan ölümü bekliyoruz.

 

“Carl, hayatını yaşa. Pişman olmayacaksın.”

 

Yes Man filmi aklıma her geldiğinde aklıma gelen ilk alıntı bu olacak. Biz tıpkı Carl gibi pişman olmaktan korkuyoruz. Kendi yarattığımız toplumun yargılarından korkuyoruz. Oysa bizim de o toplumun bir üyesi olduğumuzu unutuyoruz. Filmin bir yerinde Carl, herkesi mutlu edemem, diyor. Anlamamız gereken felsefi öğretinin bu olduğunu düşünüyorum. İnsanlar tektir. Sen ve ben bir değiliz. Farklıyız ve tam da bu yüzden farklı düşüncelerimiz, zevklerimiz var. Dünyada yedi milyar insan yaşıyor ve hepsinin kendine öz fikirleri var. Hepsini tek tek memnun etmeye çalıştığınızı düşünün. Sonunda tükenen siz olursunuz, onlar değil. Ve daha da komik olan bu onların umurunda olmaz. Onlar konuşmaya devam ederler. Asla susmazlar.

En yargılayıcı toplum kim peki? Biziz. Kendimiz. Beynimizin içinde asla susmayan öz benliğimiz. İşte bizi tüketen bir diğer canavar; çünkü toplumun düşüncelerine değer veren içimizdeki o çirkin ses. Eğer onu susturabilirsek o zaman toplum denen prangadan kurtulmuş oluruz. Tamamen özgür olur muyuz bilinmez fakat denemeye değer.

2021 Yes Man Film İncelemesi

Hayatı düşe kalka öğreniriz. Biz aslında asla büyümeyiz. Bizim yaptığımız tek şey bir çocuk olarak hayalini kurduğumuz yetişkinliği, gerçeğe dönüştürmektir. Fakat unuttuğumuz bir şey var ki söz konusu hayata dair bilmediklerimiz olduğunda ister on yaşında olalım ister yetmiş hâlâ bebeğiz. Bundandır, korktuğumuzda cenin pozisyonuna geçmemiz ya da “anne” diye ağlamamız. Ama sırf korkuyoruz diye kendimizi küçük bir odaya kapatıp yaşamı ret mi edeceğiz?

 

 “Kimin umurunda. Dünya bir oyun alanı. Çocukken öyle. Büyürken bir ara herkes unutuyor.”

 

Yes Man karakterlerinden biri olan Alisson bunu söylediğinde aklıma Küçük Prens geldi. Kitapta da buna benzer bir alıntı vardı; “Büyüklerin hepsi birer çocuktu. Ama onların çok azı bunu hatırlar.” Geçmişe dair her şeyi hatırlarız. Bizi rahatsız edebilecek her şeyi hatırlarız. Kuruntularımız, hatalarımız, hüzünlerimiz, nefretlerimiz ve dahasını hiç unutmayız. Ama geçmişin en büyük incisi olan çocukluğu nasıl oluyorsa bir çırpıda siliveririz. Çünkü sanırız ki çocukluk denen “zırvalığı” unuttuğumuzda büyürüz. En büyük hatayı da burada yaparız: Asıl büyüklerin çocuklar olduğunu unuturuz.

Yetmiş yaşındaki bir büyükle konuştuğunuzda onda göreceğiniz en büyük pişmanlık geçmişteki şimdilerin, rüzgârla uçuşan kum taneleri gibi oraya buraya savrulmalarını izlemiş olması olacaktır. Onun gözlerine baktığınızda göreceğiniz ışık bir çocuğun kalbidir. Onun dilinden dökülenler bir çocuğun silinmiş hatıraları ve hayalleri olacaktır.

2021 Yes Man Film İncelemesi

Çocukken hepimiz büyümek isteriz. Büyüdüğümüzde ise çocuk olmak isteriz. En iyiyi ararken iyiden de öte elimizdekini ve kendimizi kaybederiz.  Bir çocuğun büyümek istemesiyle bir büyüğün çocuk olmak istemesi aynı şey değildir. Biri saflıktır diğeri ise deneyimden doğan pişmanlıktır. Çünkü çoğumuz, Yes Man’in Carl’ı gibi, hayatlarımızı, aldığımız en küçük darbede bir odaya hapsetmişizdir. İnsanlara, düşüncelere olması gerekenden daha fazla değer verip kocaman bir hayatı kendimiz olamadan tüketmişizdir. Benliğimizden geri kalan tek şey ise çocukluk hatıralarımız olmuştur ve en önemlisi ne istediğimizi en çok bir çocukken bilmişizdir.

Yıldızların arasından bir yıldız. Sevinelim hepimiz yalnızız. Aradığımız gerçek şimdide gizlenirken geçmişte ve gelecekte kalan gözlerimiz. Bizim Medusamız geçmişimiz ve geleceğimiz. Bakarsanız taş olursunuz. Yes Man, her şeye evet diyen bir adamın kendi isteklerinin farkına varmasını sağlayan bir hikâyeydi. Tüm kendini kaybetmişlere rehber olsun bu film ve umarım hatırlarız başkalarının evetlerinin bizim hayırımız olabileceğini. Ve içimizdeki çocuğun konuşmasına izin verirsek o zaman bahsedebiliriz yaşanmış bir hayattan. Hayata evet diyenlerden olmamız dileğiyle. Hepinize iyi gülmeler.

“Sen ölüsün Carl. Hayata hayır diyorsun. O yüzden de yaşamıyorsun.”

2021 Yes Man Film İncelemesi

    • cansu diyor ki:

      İzle izle mutlaka baya güzeldi ve aktı da yani. Onun haricinde yazıyı okudum birkaç yazım hatam, kelime fazlalığım vesaire olmuş, normalde iki kez kontrol ederim ama gözümden kaçmış onun için de kusura bakma ❤️❤️

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir