Howl's Moving Castle Anime Film Yorumu

Howl’s Moving Castle Anime Film Yorumu

Bugün sizlere uzun zamandır izlemek isteyip de izleyemediğim anime filmiyle geldim. Hayao Miyazaki yönetmenliğinde 2004 yapımı bir anime filmden söz ediyoruz. Tabii film Diana Wynne Jones’ın kitabından uyarlama hatta kitabının İthaki yayınlarında Türkçe çevirisi de mevcut. Ben kitaplığımdaki kitapları erittikten sonra bir sonraki alışverişimde mutlaka alacağım. Tabii filmin uyarlama olması Hayao Miyazaki’nin orijinalliğinden hiçbir ödün vermemiş. Onun yönettiği animelerin namı dört bir yana çoktan duyuruldu ve açıkçası ben de tüm yapımlarını izlemek istiyorum. Başlangıcı Howl’s Moving Castle ile yapmış bulunduk. Diğer filmlerini de büyük bir heyecanla izleyeceğimden hiç kuşkum yok.

Howl’s Moving Castle’ın konusuna gelecek olursak; erginleşme çağında olan Sophie’nin kötü bir cadı tarafından yaşlı bir kadına dönüştürülmesiyle kasabasından kaçmaya çalışırken yaşadığı maceraları anlatmakta. Ya izlerken böyle o kadar yumuş yumuş oldum ki tüm sinirimi, stresimi adlı götürdü diyebilirim. Böyle filmin sonunda sırıtır buldum kendimi. Uçan bir şato, farklı farklı yerlere açılan kapısı, şatonun içinde büyülenen bir çocuk ve büyülenmiş bir ateşten cin. Tabii bunlara ek olarak şatonun sahibi Howl. Howl’dan uzun uzun konuşmak istiyorum ondan onu sona bırakıyorum. İlk konuşmak istediğim kısım farklı farklı diyarlara açılan kapı. O kadar hayran kaldım ki bu kapıya, eğer bir dilek hakkım olsa sanırım o hakkımı böyle bir kapı dileyerek kullanırdım. Aslında hepimizin böyle bir kapıya ihtiyacı vardır muhakkak. Kötü hissettiğimizde bizi alıp götürecek bir kapı. Belki de vardır ama göremiyoruzdur. Kim bilebilir ki? Günlük hırslarımızdan, isteklerimizden gözümüzün önünü göremiyoruz ki kendi kalbimizin bize sunduğu harikalar diyarını görebilelim.

Sevmek her şeyi güzelleştirir. Bu cümleyi film yorumlarında gördüm ve anlık aydınlanma yaşadım. Filmin geneline baktığımızda bir kere büyüleri bozan şeyler sevgiydi. Howl ile Sophie arasında ne zaman bir sevgi belirtisi görsek, Sophie; büyünün etkisinin aksine daha da gençleşiyordu yani büyünün etkisi azalıyordu. Burada da çok güzel bir mesaj yakalayan izleyiciyi tebrik ediyorum. Ben filmin büyüsüne öyle kapılmıştım ki filmin anlatmak istediği bu gerçeği gözden kaçırmışım. Demek ki insanın gözü bazen güzelliklerden dolayı kör olabiliyormuş 😊 Sevgi, sevmek, her şeyin ilacıdır. Bunlar hepimizin duyduğu klasik sözlerdir ama aynı zamanda unuttuğumuz ilk şeylerdir. Mesela bir çocuğu sevmek kalbinizi besler. Filmde de öyleydi. Sophie’nin sevgisi Howl’un çocuk kalbini beslemedi mi? Tam üstüne bastım desem yanılmam. Sevmek bizi kötülüklerden uzak tutmaz, evet doğru fakat onlarla mücadele edebilmek için güç verir kalbimize. İşte bundan dolayı sevgi güçtür. Sevin.

Howl's Moving Castle Anime Film Yorumu

Son kısma geçmeden ufak bir ayrıntı belirtmek istiyorum. Filmin sonunda Howl, Sophie’nin saçlarının rengini yıldızlara benzetiyor ve Howl’a hayat veren şey bir yıldız zerresiydi. Hastasıyız böyle ayrıntıların.

Howl's Moving Castle Anime Film Yorumu

Ve evet sabırsızlıkla beklediğim kısma gelmiş bulunuyoruz. Canım Howl. Çocuk kalbi bir şatoyu yürütebilecek güçte olan kuşların çocuğu sevgili Howl. Onu izlerken o kadar mutlu oldum ki o mutluluğu ve heyecanı nasıl tarif ederim bilemiyorum. Onun hayal dünyasına girebildiğime, orada kendime yer bulabildiğime o kadar sevindim ki. İster miydiniz Howl taşrada yaşayan minik bir çocuk olsun da bu izlediklerimiz onun hayalleri olsun. Bunu yazardan başka kim bilebilir ki, belki de izlediklerimiz yazarın çocukken yıldızlara bakarak kurduğu hayallerden yalnızca biridir. Gözlerimi kapattığımda bir anlık da olsa Howl’un kalbinin sıcaklığını hissedebildiğim için kendimi şanslı hissediyorum. Howl sevginin gücüyle hayat buldu ve hayallerinin dünyasını çevreleyen gökyüzünden kayan yıldızlar onun ölümünün temsiliyken aynı yıldızlar ona yeni bir can oldu. Yani uzun lafın kısası sevginin değiştiremeyeceği tek şey filmde Şalgamımızın da dediği gibi maymun iştahlı kalplerdir. Her şeyi isteyen, daha fazlası daha fazlası diye diye ömrünü bitirenlerden olmayıp, kalbine sevgiden bir harikalar diyarı yaratanlardan olmamız dileğiyle. Şimdi gözlerinizi kapatın ve Howl’un elini tutarak gökyüzünde süzüldüğünüzü hayal edin. İyi sevmeler.

Howl's Moving Castle Anime Film Yorumu

Filmden Alıntılar:
I.
– Savaş çok hararetli. Ülke güney kıyıdan kuzey sınıra kadar alevler içinde.
+ Barut ateşinden nefret ediyorum. Çok görgüsüzler.
– Kendi türüm bana saldırdı.
+ Kötülükler Cadısı mı?
– Sıradan büyücüler yaratık kılığına girmişler.
+ Yeniden insan şeklini alamadıklarında sonradan çok ağlayacaklar.
– Hayır, nasıl ağlandığını bile unutacaklar.

II.
“Yaşlı olmanın iyi yanı kaybedecek pek bir şeyinin olmaması.”

III.
– Korkunç hissediyorum. Bir kayanın altına sıkışmışım gibi.
+ Evet, kalp ağır bir yüktür.

Howl's Moving Castle Anime Film Yorumu

Dipnot: Buraya filmin çok sevdiğim OST- Theme song parçasını bırakmak istiyorum. Dinleyerek tekrar okursanız yazım ve tabii ki film kalbinizde bir şeyleri kırpıştırabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir